Aralık Ayında İzlemeniz Gereken 12 Film

Merhaba, benim blogum için yepyeni bir konseptle karşınızdayım! Bundan böyle her ayın ilk günü sizlere o ay içinde vizyona girecek filmler arasından ilgi çekenlerin bir listesini yapmaya karar verdim. Listedeki film sayısı aydan aya değişecek tabii ki. Ankara’da yaşadığımdan burada vizyona girecek olan filmlere göre bir liste yaptım, eğer sizin yaşadığınız yerde bu filmler yoksa ya da başka ilginizi çeken filmler varsa ve burada onlar yoksa tek sebebi budur.  Star Wars: The Force Awakens dışındaki seçenekler için geçerli bu sebep, Star Wars serisiyle en ufak bir alakam olmadığından merak etmiyorum haliyle, izleyecek olanlara iyi seyirler ama! 

Aralık ayında vizyona girecek olan filmler arasından sizler için seçtiklerim şöyle ise şu şekilde oldu.

Victor_Frankenstein_201512) Point Break1991 yapımı aynı adı taşıyan Kathryn Bigelow filminin günümüze uyarlanmış versiyonu, Hollywood’un son zamanlarda içinde bulunduğu eski ve başarılı filmleri yeniden yapma döneminin son ürünlerinden kendisi. Orijinal filmin aksine yönetmeni de oyuncuları da çok dikkat çekmiyor ama yine de merak ediyor insan, sadece aradaki farklılıkları görmek için bile.

11) Victor Frankenstein: Daniel Redcliffe ve James McAvoy’un başrollerinde oynadığı film de fragmanıyla benim ilgimi çekenler arasında. İzleyenlerin yorumları pek iyi olmasa da gidip görmek lazım.

10) PanKlasik Peter Pan hikayesinin farklı bir açıdan incelemesi gibi olacak filmin en dikkat çekici yanı Rooney Mara’nın kadroda olması.

9) The Programİrlandalı bir spor gazetecisi Lance Armstrong’un Tour de France zaferlerinin sebebinin doping olduğuna inanmaya başlayıp, bunu kanıtlamak için araştırma yapmaya başlar. Bu yolda yaşanan olayları anlatan film de benim ilgimi çekti.

8) FreeheldBu sene çıkan en popüler lezbiyen temalı iki filmden birisi Freeheld, fakat diğeri Carol’ın yanında çok aşırı sönük kalacak gibi geliyor bana. Julianne Moore’un filmin başrolünde olmasına rağmen Freeheld için çok heyecanlı olmadığımı fark ettim, fakat yine de kaçırmak olmaz.

7) LoloJulie Delpy’nin yeni filmi, kendisinin aynı zamanda başrolünde de olduğu film orta yaşlı işkolik bir kadının hiç beklenmedik tipte birisine aşık olmasıyla hayatında değişen olayları ve aile yaşamını anlatıyor.

6) SarmaşıkListemdeki tek yerli film bu oldu. Hem sinopsisi açısından hem de düzenli olarak festivallerde gösterilmesinden dolayı falan baya merak ettim ben nasıl bir film olduğunu. Açıkçası beklentilerim de yüksek, umarım hayal kırıklığına uğramam.

Lifefilmposter5) The Corpse of Anna FritzGenç ve güzel aktris Anna Fritz ölmüş ve cesedi bir hastanenin morguna taşınmıştır. Üç tane sapık erkek ise onu çıplak görebilmek için morga gizlice girerler fakat orada kendilerini bekleyen sürprizler var gibi duruyor. Bu İspanyol yapımı filmi seveceğimi düşünüyorum.

4) Life: Life dergisinde çalışan bir fotoğrafçı James Dean’in fotoğraflarını çekmekle görevlendirilmiştir. Açıkçası bu filmi benim en çok merak etme sebebim bir hafta sonrasında Film dersimde James Dean’le ilgili sunumum oluşu. Ne kadar öğrenebilirsem kar gözüyle bakıyorum, hem farklı bir bakış açısı da kazandırıyor. Dean rolünde Dane DeHaan varken fotoğrafçı Dennis Stock’ı ise Robert Pattinson canlandırıyor.

3) The Lobster: Filmekimi’nde kaçırdığım için en çok üzüldüğüm film sanırım The Lobster. İzleyen herkesin çok beğenmiş olması bir kıskançlık etkisi yarattı belki de bilmiyorum ama bu distopik filmi görmek için sabırsızlanıyorum.

2) Steve JobsModern zamanların Citizen Kane’i olarak yorumlanan bu filmi izleyen hemen hemen herkes Michael Fassbender’ın Oscar Ödülü alacağını düşünüyor. Buna bir de filmin kamera önünde ve arkasındakini kadrosunu da eklersek benim gibi hayatında kullandığı tek Apple ürünü iTunes olan birisinin bile filmi merakla beklemesini normal karşılayabiliriz.

Macbeth-Poster-

 

1) Macbeth: Fakat benim bu ay en çok merak ettiğim Michael Fassbender performansı Macbeth’te. Fragmanını her izlediğimde tüylerimi diken diken eden bu filmi görmek için gün sayıyorum artık. Geçen hafta vizyona giren Slow West’i de eklersek Fassbender önümüzdeki ayların en çok konuşulan isimleri arasında yer almalı artık. All hail, Macbeth, thou shall be king hereafter! 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s