Sherlock: The Abominable Bride

Hepimizin en sevdiği İngiliz ithalatı dizi Sherlock, Benedict Cumberbatch’in film çekimlerine uymak için uzunca bir ara vermişti ve normal şartlarda önümüzdeki seneye kadar yeni bölüm yayınlamayacaktı. Fakat biz takipçilerini üzmek istemeyen yapımcılar “Christmas Special” diye tanıtılan ve 19. yüzyılda geçecek olan bir bölüm yayınlamaya karar verdiler. Bölümden yayınlanan fotoğraflar ve fragmanlar da o yönde bir göstergeydi. Fakat The Abominable Bride’ın ortalarına geldiğimizde hepimiz, bize sağ gösterip sol vurduklarını fark etmiş olduk. Buradan sonrası tamamen spoiler’lara dolu olacağından uyarımı yapıyorum, see you on the other side!

CSFeqfXWEAAdS4W.0

Bölümün ilk yarısı tamamen 1895 yılında gerçekleşen bir olayı anlatırken geçiyor. Bölüm sonunda Watson yazdığı hikayeye bu ismi verdiğinden bölümün adı da bu olmuş. Ben bu dönemde anlatılan hikayeyi özellikle sevdim ona sonra geleceğim. Neyse bölümün ortasında fark ediyoruz ki bu geçmişte yaşanan olaylar aslında Sherlock’un beyninde yer edinmiş geçmişten kalma bir olayın onun beyninde gerçekleşmesini izlediğimizi anlıyoruz ve sürpriz burada karşımıza çıkıyor. ASLINDA DİZİ BİR ÖNCEKİ BÖLÜMDE, HIS LAST VOW, KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM EDİYOR!!! İzlerken yaşadığım şoku sizlerin de yaşadığını düşünüyorum ben, yaşamadıysanız ya geleceği görüyorsunuz ya da diziyle alakanız pek yok, ya da en kötüsü oldu ve spoiler yediniz. Sonrasında Sherlock tam olarak Moriarty’nin nasıl geri geldiğini çözmeye çalışırken uçak geri iniş yapar ve Sherlock hayal dünyasından çıkmak zorunda kalır. Buna çok sinirlenmesinin üstüne tekrardan oraya geri dönüş yapmak ister, yaşadığı bir tesadüf eseri hayal alemine geri dönüş yapar ve olayı çözmeye devam eder, bu süreç içerisinde birkaç defa daha gel-gitler yaşayan Holmes en sonunda kesin olarak dünyaya döndüğünde kesin bir karara varmıştır; Moriarty kesinlikle ölü fakat ölümünden sonrası için sürprizler hazırlamıştır. Ve Sherlock onun sırada ne yapacağını bildiğini iddia eder, bölüm de orada bitiyor tabii ki. Artık minimum bir sene, belki de daha fazla, beklemek zorundayız.

Geçmişte yaşanan olayın bizim kendi günümüzle ilgisi ise bölümün en önemli unsuruydu bence. Sherlock pek çok kitleye hitap eden bir dizi ve çok sayıda heteroseksüel ve seksist kişiler de bunların arasında tabii ki. Pek çoğu için de Sherlock Holmes, en azından Benedict Cumberbatch’in canlandırdığı versiyonu, bir rol modeli şeklinde. Bu yüzden 19. yüzyıl sonlarında gerçekleşen olaylar sırasında hem Sherlock hem de Mycroft Holmes’ün birer feminist olduğunu öğrenmek bazılarına zor gelmiştir tabii ki. İki kardeş de çok açık bir şekilde bu yöndeki görüşlerini belirtiyorlar. 19. yüzyılın sonlarına gitmişken kadınların suffrage hareketinden bahsetmemek olmazdı tabii ki Sherlock yazarları da bunu yapmaktan kaçınmamışlar, Steven Moffat’a buradan teşekkürlerimi bildiriyorum ben. Özellikle Sherlock’un geçmişteki olayı kısmen çözdüğü sırada gerçekleştirdiği monolog baya etkileyiciydi bence, umarım izleyen birkaç kişiye de olsa kendi davranışlarını sorgulatan bir sonuca ulaşmıştır.

Benim bölüme notum A-, tamamen son 6-8 dakikasından kaynaklı olarak. Bölümün MVP’si ise kesinlikle Benedict Cumberbatch’ti.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s