Sezon Sonrası: Stranger Things

stranger things

Hepimizin en sevdiği online dizi izleme platformu Netflix, özgün dizilerine birbirinden iyi yeni eklemeler yapmadan duramıyordu. Bunlar arasına en son eklenen dizilerden birisi olan Stranger Things’le geç de olsa karşınızdayım.

Size “Stranger Things hakkında henüz bir şey bilmiyoruz ama Winona Ryder var izleyin” dediğimden dolayı hiçbir pişmanlık yaşamıyorum. Sonuçta muhteşem bir yapımla karşılaşmış olduk.

Benim bu dizinin varlığı öncesinde isimlerini duymadığım Duffer Brothers monikeriyle çalışan ikiz kardeşler Matt ve Ross Duffer’ın yarattığı ilk dizi olan Stranger Things çok güçlü bir oyuncu kadrosuna da sahip. Dizinin ana karakterlerinden bazılarını Winona Ryder, David Harbour ve Matthew Modine canlandırıyor, fakat dizinin ana kahramanlarını birbirinden yetenekli ve sevimli beş çocuk oyuncu canlandırıyor, Millie Bobby Brown, Finn Wolfhard, Caleb McLaughlin, Noah Schnapp ve Gaten Matarazzo.

80’lerde geçen dizi, herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada yaşayan Will Byers’ın kaybolmasıyla başlayarak kasabada çok ilginç olayların birbiri ardına yaşanmaya başlamasıyla devam ediyor. Will’in annesi Joyce Byers ve kasabanın şerifi Jim Hopper bir yandan, arkadaşları Dustin, Mike ve Lucas ile Will kaybolduktan bir gün sonra ortaya çıkan gizemli kız Eleven bir yandan, Will’in kardeşi Jonathan ve Mike’ın ablası Nancy bir diğer yandan farklı farklı yollarla Will’e ulaşmaya çalışmaktadırlar. Hepsinin ortak olarak aynı fikirde olduğu tek konu ise Will’in ölmediği, fakat bilmedikleri bir yerde saklandığıdır. Zaman ilerledikçe bir araya gelen üç grup bildiklerini birbirleriyle paylaşmaya başladıklarında ise ortaya farklı devlet birimlerinin de karıştığı çok korkutucu bir tablo çıkar. Bütün bunlar yaşanırken Will’in varolduğu yerde kalan süresi ise gittikçe azalmaktadır. “Joyce Byers ve aramaya dahil olan herkes Will’in başına bir şey gelmeden kendisini evine geri getirebilecek midir?” sorusu sezonun en kısa şekilde özetlenme şekli olabilir sanırım.

Pek çok kişi tarafından Steven Spielberg ve Stephen King’e “homage” olarak görülen dizi yeni bir şey getirmiyor izleyiciye (zaten dizinin satış noktası da “çok yenilikçi!!!” olması değil). Fakat zaten defalarca benzerleri anlatılmış olayları, çok başarılı ve seyirciyi sıkmayacak bir şekilde yeniden anlatmış olmak dizinin başarısı. Doğaüstü ve bilim kurgunun bir araya geldiği bu dizi, senaryosu, yönetmenliği, sinematografisi, oyunculukları (tekrardan) ve müzikleriyle çok başarılı bir yapım olmuş, öyle ki bence Netflix’in en iyi yapımları arasında ilk üçte yer alması çok olası.

Başladığınızda bırakmak zor olduğundan çok çabuk bir şekilde bitireceğinize eminim, daha kesinleşmemiş olan ikinci bir sezonu beklemeyi çok zor yapıyor bu da tabii.

coffee and cont

  • Sezon Notu: A
  • Sezonun En İyi Bölümü: Chapter 5: The Flea and The Acrobat
  • Sezonun MVP’si: Gaten Matarazzo

dustin fofooo

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s