Film Köşesi: La La Land

Film Köşesi’nden hepinize merhaba!

maxresdefault-3

Bugünkü konuğumuz geçtiğimiz pazar gecesi Altın Küre Ödül Töreni’nde rekor kıran müzikal filmi La La Land. 2014 yılında yaptığı Whiplash filmiyle adını duyurmaya başlayan Damien Chazelle’in en yeni filmi olan La La Land‘de daha önce Crazy, Stupid, Love ve Gangster Squad filmlerinde birlikte oynamış olan Emma Stone ve Ryan Gosling var. Onlar dışında da zaten ekranda çok uzun süre kalan bir oyuncu olmamasına rağmen tanıdık isimlerden J.K. Simmons, John Legend ve Finn Wittrock vardı o kısa sürede ekranda kalan kişiler arasında.

Henüz ‘big break‘ini yakalayamamış bir oyuncu/barista olan Mia ve en büyük hayali kendi caz kulübünü açıp caz müziğin bir tarz olarak devam etmesine katkı sağlamak olan Sebastian’ın hayatlarının bir tesadüf eseri kesişmesi, ilişkilerinin başlaması, ilerlemesi ve ilerlemesi sürecinde önlerine çıkan engeller ve sonuçlarının anlatıldığı film eğer müzikal olmak yerine romantik komedi olsaymış aşırı klişe bir şekilde sonuçlanabilirmiş. Fakat Chazelle’in filmi müzikal olarak yapmasından kaynaklı olarak film aşırı büyülü bir şekilde sonuçlanmış. İlk sahnesinden itibaren seyirciyi eline geçiren La La Land, filmin sonuna kadar sizi bırakmıyor da, Mia ve Seb’le birlikte üzülüp, onlarla birlikte mutlu oluyorsunuz. Pek çok romantik filmin aksine klasik bir mutlu sonla bitmeyen filmin sonundaki “epilogue” kısmında duygularınızın sömürüldüğünü fark ediyorsunuz. Genel olarak çok mutlu edici ve huzur verici bir havaya sahip olan film bu son 10-12 dakikalık kısımda üzüyor. Burada üzülmenin sebebi ise, en azından benim için, filmin klişe sona giden yolu tercih etmemesi oldu. “Chazelle orijinalliğiyle üzdü yani?” gibi bir sonuca vardığınızı fark eder gibiyim ama tam olarak öyle değil işte. Eğer izlemediyseniz anlatamam sanırım ne demek istediğimi burada ama izlediyseniz de anlatmama gerek kalmaz.

lala-land

Herhangi ciddi bir mesaj vermek yerine, filmlerin o iki saat boyunca insanları gerçeklikten çekip çıkaran büyüsüne sahip olan La La Land‘in soundtrack’inden, oyunculuklarına; görüntü yönetiminden, düzenlenmesine; kostümlerinden, yönetilme şekline kadar her şeyi mükemmel ya da mükemmele yakın. Fakat filmin senaryosu maalesef ki karakterleri çok iki boyutlu gösterdiğinden dolayı filme notum A- oldu benim.

Whiplash’in aksine bu film bir sonraki Chazelle filmini merakla beklememe de sebep oldu, bakalım Ryan Gosling aya adım attığında neler olacak?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s