Film Köşesi: Jackie

00-jackie

Don’t let it be forgot, that for one brief, shining moment there was a Camelot. There won’t be another Camelot, not another Camelot.

Bu sezon boyunca istisnasız bir şekilde en çok merak ettiğim filmdi Jackie ve izlemem konusunda yaşadığım pek çok engele rağmen çoktan iki defa izleyebildim.

Şilili yönetmen Pablo Larraín’in ilk İngilizce filmi olan Jackie, First Lady Jacqueline Kennedy’nin, John F. Kennedy suikaste uğradıktan sonraki birkaç gününü konu alıyor. Eminim bugüne kadar Jackie‘nin aslında nasıl “bir kadının erkeklerin dünyasındaki yerine karşı çıkışı” temalı yorumları görmüşsünüzdür, o tarz yorumlara katılmadığım gibi kimsenin fikrini de eleştirmek istemiyorum o yüzden kimseye shade atmadan kendi yorumumu paylaşacağım.

jackie-kennedy-movie-fashion-thekit-ca4_

Ama öncesinde filmin kadrosunu tanımak gerek diye düşünüyorum. First Lady Kennedy rolünde Natalie Portman yer alırken kendisine eşlik eden isimler arasında: Robert F. Kennedy rolünde Peter Sarsgaard, filmin anlatım şekli olan röportajı gerçekleştiren gazeteci rolünde Billy Crudup, Jackie’nin yakın arkadaşı ve Beyaz Saray’daki sosyal etkinliklerden sorumlu isim Nancy Tuckerman rolünde Greta Gerwig, ve daha dün hayatını kaybeden John Hurt ise son rollerinden birisi olarak Jackie Kennedy’nin rahibini canlandırıyor.

new-jackie-stills-2016-natalie-portman-40047357-500-333Filme gelecek olursak, bence Jackie tamamen tarihi aslında yapanların değil yaşayanların belirlediğinden ibaret. Senarist Noah Oppenheim’ın genel olarak Kennedy efsanesine, özel olarak Jackie Kennedy’ye karşı var olan fetişe yakın tutkusunu sonuna kadar belli ettiği bir film olmuş. Kennedy yönetimi halk arasında, en azından o zamanlar, Camelot olarak biliniyormuş. Peki nedir bu Camelot dediğinizi duyar gibiyim. Kral Arthur’un hayatıyla ilgili bir müzikale de adını veren Camelot, aslında Kral Arthur’la alakalı bir kale ve mahkemenin adıymış, Merlin’i izlemiş olanların en azından kulak aşinalığına sahip olabileceği Camelot zamanla Arthur’un ülkesinin başkenti olmuş ve efsanevi bir sembolü haline gelmiş. Jackie Kennedy’nin bu efsaneyi JFK yönetimine atfetmeye çalışmasını anlatan filmin senaryosu ne yazık ki bu kadar komplike bir olayı anlatmak için fazla basit ve sıradan kaçıyor. Bütün dünyanın gözleri üstünde olan, kocasının travmatik bir şekilde kendisi yanındayken öldürülmesi üzerine daha acısını bile yaşayamadan hem evinden ayrılacak olması, hem de cenaze törenini düzenlemek için planlar yapmaya başlaması gereken çok güçlü bir kadını sadece mağrur bir birey seviyesine indirerek gösteren, ayrıca JFK’nin evlilik dışı ilişki iddialarına da çok alttan göndermeler yapan senaryoyla çok sorunum var aslında benim. Film daha gizemli bir şekilde olayların nedenlerini açıklamaya çalışmadan ya da kişilerin seçimleri hakkında spekülasyon yapılmadan daha Kennedy efsanesine uyan bir şekilde gösterebilirmiş gibi geliyor bana.

Natalie Portman’ın muhteşem performansı, görüntü yönetimi, prodüksiyon ve kostüm tasarımları ama en önemlisi mükemmel ve tüyler ürpertici özgün müziğiyle Jackie izlemeye değer bir film. Kurgusu ve senaryosu açısından beni tatmin etmeyen film daha yetkin ellerde daha geniş bir kitleye erişebilecek bir film olabilecekken, birkaç açıdan eksikliği olan yetersiz bir film olarak sonuçlanmış.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s